İŞÇİ - İŞVEREN ARSINDAKİ REKABET YASAĞINA İLİŞKİN DAVALARDA GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ
- EGE AKKAYA
- 7 Şub
- 2 dakikada okunur
Rekabet Yasağı Nedir?
Hizmet akdinin son bulmasından sonra, işçinin işveren veya işveren vekili ile rekabetten kaçınması için yapılan sözleşmelerdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri, rekabet yasağını hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler içinde düzenlemiştir.
Rekabet etmeme borcu, ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar.
İş görme ve sadakat borçlarının yerine getirilmesi sadece sözleşmenin yürürlüğü sırasında söz konusudur. Buna karşılık, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olan rekabet etmeme borcu ise iş sözleşmesinden sonraki süre içinde yerine getirilir.
Rekabet etmeme yükümüne ilişkin sözleşmenin:
yazılı şekilde yapılması,
iş ve süre ile sınırlandırılmış olması,
işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye sokmaması
gerekir.
Rekabet Sözleşmesinin Şartları Nelerdir?
İşçi ve işveren veya işveren vekili arasında hizmet sözleşmesi bulunmalıdır.
Sözleşmenin tarafları fiil ehliyetine sahip olmalıdır.
İşçi, sözleşmenin sona ermesinden sonra işverenle herhangi bir biçimde rekabet etmekten kaçınmayı yazılı olarak kararlaştırmalıdır.
Özellikle:
kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan,
başka bir rakip işletmede çalışmaktan,
bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı,
iş sözleşmesine konulacak bir rekabet etmeme şartıyla veya iş sözleşmesinden ayrı bir sözleşme olarak yazılı şekilde kabul etmelidir.
İşçinin yaptığı iş neticesinde, işverenin müşteri çevresi, üretim sırları, işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlanıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması gerekmektedir.
Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde; yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez.
Süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşmamalıdır.
Mahkeme, aşırı nitelikteki rekabet yasağını; bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutarak, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
Rekabet Yasağının İhlali ve Yasağı Sona Erdiren Haller
Rekabet yasağının ihlaline ilişkin bir cezai şart öngörülmüş ise, işveren cezai şart bedelini talep edebilecektir.
İşçi ise cezai şart bedelini ödeyerek rekabet yasağından kurtulabilmektedir. Ancak eski işverenin, cezai şartla karşılanmayan bir zararı varsa, işveren zararının tazminini isteyebilmektedir.
İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında; sözleşmede yazılı olarak yer alması koşuluyla, ihlal edilen menfaatlerinin önemi göz önünde bulundurularak, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
Rekabet yasağı şu hâllerde sona erer:
İşverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse,
Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilirse,
Sözleşme, işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse.
Haksız Rekabet Davalarına Bakmakla Görevli Mahkeme Hangisidir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri mi yoksa iş mahkemeleri mi olduğu konusunda;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi kararları arasında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kendi kararları arasında, ayrıca doktrinde içtihat ve yorum farklılıkları bulunmaktaydı.
İçtihat farklılıklarının giderilmesi amacıyla, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 13/06/2025 tarihli, 2023/1 E. - 202/3 K. sayılı kararıyla; Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönünde oy çokluğuyla karar verilmiştir.


Yorumlar